30 Ağustos 2009 Pazar

Ortadirek


YAZAR: Yaşar Kemal

Alıntı:
..."Elimdeki yeşilcecik ot, sana diyorum, kimseciklere demiyorum. Üstlerine alınmasınlar. Yeryüzünün süsü, toprağın canısın sen. Doğmaz, ölmezsin, güneşe bulaşır, dağ dağ, düz düz parlarsın. Dünyanın gözüsün. Yeşilcecik ot, benim elim, ayağım tutarken, şu koca yokuşu da çıkmışken ben yürür de giderim. Kimsecikler yerinmesin. Sevinsinler, sırtlarına binecek değilim. Yeşilcecik ot, dur şurada da şu yokuştan aşağı bak. Gözün kararır. Bu yokuşu çıkan, şu düz yolu yürüyemez mi? Ben yürüyorum, sen sağlıcağlan kal, yeşilcecik ot!"...

28 Ağustos 2009 Cuma

Malte Lauridis Brigge'nin Notları


Die Aufzeichnungen des Malte Lauridis Brigge
YAZAR: Rainer Maria Rilke

Alıntı:
...bir dram kaleme aldım, "Evlilik" adını taşır ve şüpheli yollardan yanlış bir şeyi kanıtlamaya çalışır ve mısralar yazdım. Ah, gençken yazılan mısraların değeri zaten nedir ki? Beklemeli ve bütün bir ömür, mümkünse uzun bir ömür boyunca anlam ve lezzet toplanmalıydı ve sonra, en sonunda belki iyi on mısra yazılabilirdi...

11 Ağustos 2009 Salı

İrlanda Güncesi


Irisches Tagebuch
YAZAR: Heinrich Böll
Alıntı:
...burada saat 9'da demek, tabelada açık seçik böyle yazsa da dolandırıcılıktan başka bir şey değil. Hiç kimsenin bu gecikmeye aldırdığı yoktu, hem de hiç. "Tanrı zamanı yarattığında," diyor İrlandalılar, "yeterince yaratmış."...
...Polis memuru törensel bir tavırla bir Doğu'ya bakar, bir Kuzey'e, sonra Batı'ya ve Güney'e;-havayı koklaya koklaya, tadını çıkara çıkara başını dört bir yana çevirmesindeki törensellikte yalnızca dört yön bulunmasından duyduğu üzüntü gizlidir; tadını çıkara çıkara, bir törendeymişçesine on altı yöne bakabilmek ne güzel olurdu kimbilir-;...

7 Ağustos 2009 Cuma

Dikbaşlılar


Jack Frusciante e Uscito Dal Gruppo
YAZAR: Enrico Brizzi
Alıntı:
...şu güdük şubat göz açıp kapayana dek uçup gitmeden, Alex sanki başkasının yaşantısını sürüyormuşçasına yaşamdan kopuk bir biçimde derin bir mutsuzluk duygusuna boğulurken, ben bunun pek bildik, toy bir duygu olduğunu biliyorum...

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Sarı Sıcak


YAZAR: Yaşar Kemal

Alıntı:
...Şehirlerin en önemli yerlerinden birisi de çöplükleridir. Çöplüklerin şehirler için gerekli değil, bu kadar önemli olduğu hiç aklınıza geldi mi? Bir büyük şehir çöplüğünü görünceye kadar bunu ben de bilmiyordum. Bir çöplük, bence bir şehir demektir...
...hiçbir şey, hiç kimse İstanbulu çöplükleri kadar anlatamadı bana...
...Bir şehirde ne varsa bir şehrin çöplüğünde de o vardır...

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Yeni Atlantis


Nova Atlantis
YAZAR: Francis Bacon

Alıntı:
...Gerçekten insanın gözlerini büyüleyip kamaştıran bir ayna varsa şu dünyada, o işte bu ülke olmalı...

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Kara Acı


Le Mal Noir
YAZAR: Nina Berberova

Alıntı:
...İncilere gelince, onların karşılığında hiçbir şey verilmez, çünkü sahiplerinden uzak kalınca ölür inciler...

12 Temmuz 2009 Pazar

Kağnı-Ses-Esirler


YAZAR: Sabahattin Ali

Alıntı:
...Kürşad'a savurduğu kurtulunmaz bir darbe derhal araya gire Prensesi delip geçince o da şaşırdı ve ancak bir alçağın yapacağı şeyi yaptı: Kılıcını atarak kaçmak istedi. Fakat Kürşad onu birkaç adım kaçtıktan sonra öldürdüyse bunu herhalde ölüsünü Prenses'i yanına sermemek için yapmıştır...

29 Haziran 2009 Pazartesi

Biz

Miy
YAZAR: Yevgeni Zamyatin

Alıntı:
...Bir terazi alın ve bir tarafına bir gram, diğerine bir ton koyun. Bir yanda "Ben", diğer yanda "Biz", yani TekDevlet. Apaçık, değil mi? "Ben"in devlet karşısında hakka sahipliğini öne sürmek, bir gram, bir tona eşittir demekle tamamen aynıdır. Bölüşümü böyle açıklayabiliriz: Haklar tona, görevler grama. Ve hiçlikten büyüklüğe giden yol aynen şudur: Gramlığını unut ve bir tonun milyonda biri olduğunu hisset...
...Dediklerine göre her yüz yılda sadece bir defa açan çiçekler varmış. Peki, her bin yılda, her on bin yılda bir açanları neden olmasın? Belki vardırlar ama şimdiye kadar hiç duymamışızdır. Çünkü bugün, bin yılda bir defa gelen bir gün...

26 Haziran 2009 Cuma

Güneş Ülkesi

Civitas Solis
YAZAR: Thoma Campanella

Alıntı:
...Komünist düzen bu ülkede kötülüğü, yani kendini beğenmişliği yok etmek için kurulmuştur, çünkü kendini beğenmişlik özel mülkiyetten kaynaklanır. Bu yüzden ülkedeki her şey herkese aittir...
...Kahredici yoksulluk altında ezilen insanların kötü huylar edineceklerini, kurnaz, asık suratlı, hırsız, sinsi, serseri, yalancı olacaklarını ve güvenilmez tanıklıklarda bulunacaklarını söylüyorlar. Zenginliğin ise onları terbiyesiz, kibirli, cahil, hain, bilgiszliğine rağmen ukala, hilekar, övüngen, sevgi yoksunu, iftiracı kimselere dönüştüreceğine inanıyorlar...

25 Haziran 2009 Perşembe

Dünün Dünyası Bir Avrupalının Anıları


Die Welt von Gestern
YAZAR: Stefan Zweig

Alıntı:
...beni Avrupa dışına çıkmam konusunda teşvik ettiği ve yüreklendirdiği için Rathenau'ya teşekkür borçluyum: "En az bir kez olsun uzaklaşmadıysanız, üzerinde yaşadığımız kıtayı da anlayamazsınız. Siz özgür bir insansınız, özgürlüğünüzü kullanın. Edebiyat fevkalade bir uğraştır, çünkü aceleye gerek duymaz. Gerçek bir yapıtın bir yıl önce ya da sonra bitmesi fark yaratmaz. Niye Amerika'ya ya da Hindistan'a gitmiyorsunuz?" Tesadüfen söylenmiş bu sözler beni çok etkiledi ve hemen onun öğüdüne uymaya karar verdim...

21 Haziran 2009 Pazar

Bozkırkurdu


Der Steppenwolf
YAZAR: Hermann Hesse

Alıntı:
..."Bense, bugün değil ama ileride çok önemli bir şey, güzel bir şey için ihtiyaç duyacağım sana. Bana aşık olduğun zaman son emrimin ne olduğunu söyleyeceğim, sen de onu yerine getireceksin, bu hem senin, hem benim için iyi olacak."
Yaprakları yeşil damlarla bezenmiş, kahverengiye çalan mor orkidelerden birine uzandı eli, orkideyi bardağın içinden biraz yukarı çekti, yüzünü bir an üzerine eğip gözlerini çiçeğe dikti.
"Senin için kolay olmayacak ama, söylediğimi yapacaksın. Emrimi yerine getirecek, beni öldüreceksin. Duydun işte. Bir şey sorma artık!"...

20 Haziran 2009 Cumartesi

Medea


Medea
YAZAR: Lucius Annaeus Seneca

Alıntı:
...Qui nil potest sperare, desperent nihil.
(Hiç umudu olmayan, hiçbir şeyden umudunu kesmez.)...

16 Haziran 2009 Salı

İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar On İki Tarihsel Minyatür


Sternstunden der Menschheit
YAZAR: Stefan Zweig

Alıntı:
...Bugüne kadar Sutter'in serveti üzerinde hak iddia eden hiç kimse, hiçbir mirasçı çıkmadı. San Francisco, bu kocaman memleket parçası, hala başkasının toprakları üzerinde yükselmektedir. Haklının hakkı hala verilmiş değil. Yalnızca Blaise Cendrars adında bir sanatçı çıkıyor ve bu çoktan unutulmuş adama, Johann August Sutter'e, hiç değilse yazgısının sağladığı haklardan tek birisini, yeni kuşakların anılarında yaşama hakkını veriyor...
...Çünkü adam, ölümün acısını dudaklarında yaşadı yaşayalı
Yaşamın tadına vardığını hissediyor içinde...
...Hayır, hiç de yorgun değilim. İnsanlar sadece bir şeyden yorgun düşerler: kararsızlıktan. Yapılan her iş insanı rahatlatır, hatta en kötüsü bile hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir...

14 Haziran 2009 Pazar

Çakırcalı Efe


YAZAR: Yaşar Kemal

Alıntı:
..."Babam meteliği vururmuş. Ben koskocaman acağı vuramayayazdım. Nasıl vururlar meteliği acaba?"...
...Çakırcalı dağdan indikten sonra, yüzde ne kadar eşkıya varsa dağa çıkmıştı. Çakırcalı dağda iken onlar dağda, yüzde iken onlar yüzde yaşayamazlardı...
...Bir yaşlı geldi Çakırcalının eline yapıştı:
"Oğlum, bir daha bir yerlere kaybolma. Allah seni başımızdan eksik etmesin. Sen gittin de ağalar zor geldi, Osmanlı zor geldi. Gitme oğlum bir yerlere. Serçeler şahin oldu sen gidince."...